alacakaranlık ın bu kadar ilgi görmesi üzerine kitabı aldım ve okudum... tarif edemeyeceğim şekilde etkilendim. hemen filme gittim. yeni ayı okuyorum şu anda. uzun, benim için pek de birşey ifade etmeyen bella & jacob bölümlerini çok şükür ki geçmiş durumdayım. tutulmada edward olacağı için çok mutluydum ta ki yorumları okuyana kadar.
yeni ayda bella edward için çok acı çekti ve bellanın jacobla olan yakınlığı beni pek de rahatsız etmedi. çünkü sadece bellayı oyalıyordu. asla edwardı unutturamazdı. gerçek sevgi gelmesiyle boşluk dolduran değil gitmesiyle boşuk yaratandır aynı durum bu kitapta da geçerli oldu. zaten jacob asla edwardın yerini dolduramadı.
tutulma ile ilgili şaşırtıcı yorumları okuyunca dayanamadım ve kitabı karıştırmaya başladım.. öyle bir sayfaya denk geldim ki... bella ve jacob öpüşüyordu ve bellanın iç sesi bunun aşktan daha güçlü olduğunu söylüyordu. o an yıkıldım resmen... ilk kitaptaki, aşktan çok daha güçlü o büyü nerede? o heyecanlar, kalp teklemeleri nerede? kitabın özeti de ilginçti.. bella, jacobla olan arkadaşlığı ve edwada olan aşkı arasında bir seçim yapmak zorunda kalacakmış.jacobla olan ilişkisi arkadaşlık sınırını aşmış gibi görünüyor) allah aşkına ne seçimi? bu seçim bile değil.. bellanın en azından bizim tanıdığımız bellanın seçeceği yol belli..: edwardın yanı. jacob bunu asla değiştiremez ya da ben öyle düşünüyorum yeni ayda jacob bellaya göre sadece bir arkadaş hatta bir abiydi. tutulmada ise yavaş yavaş edwardın yerini almaya mı başlıyor? en merak ettiğim soru ise, kendisinden soğudum bella karakteri kimi seçecek? bellann bu gelgitlerinde en çok edwarda acıyorum. bellayla ölümde buluştuğunu sandığında söylediği romeo repliği hala kulağımda:"Soluğunun balını çeken ölümün gücü, yetmemiş güzelliğini almaya..." bu edwarda nasıl yapılır. 4. kitapta evleniyorlarmış hatta çok daha ilginç şeyler olacak, jacob unutulacak belki de. ama ben asla bellanın kendine yaptığı bu ihanetleri unutamayacağım